Ben bi seni istiyorum. .

Onunla olduğum zaman dünyanın durmasını diliyorum.. Zaman dursun biz burda çakılı kalalım, sarılı kalalım, elele dizdize. Tam her şey düzeldi dediğimiz anda hicbir şeysiz kaldık. Mutluluk bize haram mı ne ben anlamadım ki. Ama isyan etmiyorum ben.. Seven insanın bahanesi olmaz ki. Ben seninle mutlu olacağım günü bekliyorum Sevdicek. Bir ömür beklerimde. Bi gün güzel olucak biliyorum. 

  • Ben seni istiyorum.

Saçlarımda gezinen eller senin ellerin olsun istiyorum. Ben seni hiç bırakmayacağım. Seni hiç bırakmayacağım! Seni sevdim, seni seviyorum ve seni seveceğim
– H – 2013

– Zaman –

3 ay geçti. Çoktandır yazılarımı kendime saklıyorum.. Göğsümde olan saçlarım omuzumda şimdi. Artık gülüşlerim daha sahici, gözaltılarımın morluğu ezelden ama gözlerimin içi gülerken pekte umrumda olmuyor.. Elleri ellerimde, gözleri gözlerimde, saçları saçlarımda; BENİM! “CANIM!”. Zaman her şeyin ilacı derler, doğruymuş; bi bakıma.. Bekledim.. 

Sakladığım yerden hiç çıkarmadım onu tıpkı onun beni gözkapaklarında saklayıp sakındığı gibi, hiç çıkarmadım. O bendeki yerini ne zaman anladı ne zaman gördü ne zaman ısındıysa, o kadar gitmedi işte. Karanlık odalarımızın kapısı biir biir açıldı. “Sevgine sahip çık! Hakkını vererek sev.” dedi, elimden geleni yaptım, zaten onu sevmedende yapamazdım.. 

Gidemedim, gidemezdim. Bunu düşününce bile ona söylemeden; ondan sayfalarca özür dilerdim.. Eğer birkere sırt sırta verdiysen, en ufak zorlukta o binbir umutla binbir zorlukla tuttuğun elini ve her şeyi bırakıp sana yaslanmış o savunmasız insanı geride bırakıp gidemezsin, Gİ DE MEZ SİN. Yara açtıysan kapatmasınıda biliceksin. Yarım bırakmamayı öğren cancağızım.. Üzülüyoruz sonra. 

  • Belki belli olmuyor ama, bunu buraya en mutlu en umutlu hislerimle yazdığım ilk yazı olarak bırakıyorum. 

– H – 2013 – Seniçokseviyorum –

Hayal Adam’a! 

O gidiyordu. Gözlerimde bulduğu, söylediği o ‘ilk mutluluğu’nu bırakıp gidiyordu. Gidene bi şey gelmiyor insanın elinden.. Son sarılmalarımız olduğunu bilerek daha sıkı sarılabiliyorum sadece. Daha çok bastırıyorum kafasını göğüs kafesime. Sanki hapsedecek gibi çekiyorum kokusunu.. Ona alelacele doymaya çalışmak o kadar korkunç ki! Her sabah ‘bugün mü gidecek?’diyerek kalkıyorum yataktan. ‘Yarın o olmayacak mı?’ diye, bugünlerimi yakıyorum, ciğerler zaten olmuş harab.. ‘Gitmez o, bırakamaz Meleğini, o da özler, bilir! Gitmez..’ diyee diyee gecelerimi gündüzlerimi yaralıyorum şimdi. 

Sana yazdığım defterler var. Hergün özenle kaydettiğim ses kayıtlarım var. Dinlesen, okusan gitmezsin belki. Bilmiyorum lan işte. Beni bulduğun o sokak arasından çıkmaz oldum son günlerde. Bi elimde sigaram, kulağımda kulaklık, sokağın bi başından bi başına bakıp bakıp duruyorum. Bazen eğiyorum kafayı yere, kaldırdığımda karşımda seni görmek umuduyla, olmuyor.. Olmuyor işte.. 

Yazacağım veya söyleyeceğim fazla cümlem kalmadı artık, gülüşüne yandığım.. Söylediğim gibi; sen her zaman benim en büyük “iyi ki”m olarak kalacaksın.. 

“Seni tanıdığıma çok sevindim, kendi çapımda..”

Seni çok seviyorum, hayal adam! -H- 2013

Belki, hani, olur ya.. 

İnsan sevdiğinin canını yakamazmış. Kendi canını yakar yine de sevdiğine kıyamazmış. Seni severken öğrendim. Hayallerimi bilmeni isterdim. Senin için vazgeçebileceğim bir hayat olduğunun farkına varmanı isterdim. Uzattığın elinin asla havada kalmayacağını bilmeni isterdim. Sana sarılınca gözlerimin nasıl kapandığı ve nerde hissettiğimi bilmeni isterdim. En dik yürüyüşümü ellerinden tutarken yaptığımı bilmeni isterdim. İsterdim çünkü; 

Belki o zaman gitmezdin. Benden uzağa gidemezdin, sevginin önüne çıkacak bütün engelleri kaldırabilirdin, ben yanındaydım.. 

Ben hala yanındayım, biliyorsun. Seni yalnız bırakamam. Sen beni istemiyor olsanda ben senden uzaklasacak değilim. Sen benimsin ben o kokudan nasıl uzak kalırım, buna hakkı yoktu; kimsenin.. Ya da benimdin mi demeliyim, bilmiyorum. “Seven gider miymiş?? ” deyip güldüğümüz günleri hatırlıyorum. Geç kaldım sanırım, sevmemeyi seçtiğine göre.. Hiçbir şey bilmediğim gibi bunuda bilmiyorum. Bildiğim tek şey tam iki gündür değiştirmeden aynı şarkıyı dinliyorum, seninde bilmediklerini var mesela. Biz seninle zor şarkılarda güldük oğlum, bu şarkıda bizim mesela ama bilmiyorsun. 

  • Özlersin, bir şey sorasın gelir hani olur ya.. Her ihtimale karşı ben baktığın yerde olacağım. 

Seni çok seviyorum koca adam! -H- 

Sanıyorumda, hiç tutturamıyorum be sevdicek, iyi biliyorum. 

Sığdıramıyorum seni hiçbir yere, içimde biryerlerde hep sen varsın. Aklımı gereğinden fazla kurcalıyorsun ama sanırım bir saniye olsun aklımdan çıkmayan halinden de çok mutluyum. Gözlerin ve ellerin şu sıralar en büyük zayıflığım. Dur desen zamanı durduracak gücüm varmışcasına güçlü hissediyorum. Hani ‘melek’ diyorsun ya bana, almışım sanki seni kanatlarımın altına, yuvarlanıp gidiyoruz işte. Bağlamışım sana kendimi ama böyle bütüün her seyimle bütün hayatımla, hayallerimle, olanımla olmayanımla bağlanmışım sana, koymuşum seni hayallerimin, umutlarımın ortasına, hayallerimde sensin artık umutlarımda, olanımda olmayanımda, olaya bak. Adamım, dur! Anla, oku, dinle beni.. Aldığım her nefesin yarısı senin. O seni korudugumu sandığım kanatlarımıda paylaşayım seninle. Ama sen artık dur biraz lütfen, bak bana. Parçalanmamıza izin verme, üzülürüz. Basit bir şey değil aramızdaki, bir iki sene sürüp dinecek, dinebilecek bir kırgınlık hiç değil. Öyle bi şey mi var lan. Unutmak diye bir şey yok, en iyi sen biliyorsun. Bi şunu gösteremedim sana, gerçekten severken gitmek yok! Bi ömür severim deyipte kaçmak yok. Kaçmak ne demek? ‘Gitmeyi en iyi sen bilirsin’ deyip bıyık altı gülüyorsunda şimdi, yok, birini “hayal” diyerek severken, gitmek olur muymuş lan hiç?! Ben seni ömrüme katarım, karış bana, bak kaybolalım. Bak tuttum elinden, artık en sağlamından; sen nereye ben oraya. 

  • Sen beni tanırsın bak, yazacaklarımı içinden gelirde okursun dıye yine sana yazıyorum, aynen senin anlayacağın gibi yazıyorum. Ha neden yazıyorum bak onu çözersen banada anlat, o vesileylede sesini duymuş olurum hem! Ses tonuna yandığım, ben senin elini ilk defa böyle sağlam tuttum, sen yarım bırakmayı sevmezsin, ters gelir bilirim ama, olurda birgün gidersen benim elim sana hep açık. Zaten bi sana açık bi yaradana, o kapıda yine bize çıkıyor lan. Bi sigarada bize yakalım. Gelmeyeceğine; seni sevdiğimi bildiğim kadar güçlü inandığım sonumuza yak. Geleceğine; beni sevdiğin kadar güçlü inandığın sonumuza yakıyorum bende. İyi oku! 

Seni canımdan öte seviyorum.. -H-

Saat 03.00

Kimsecikler anlamasın beni boşa konuşayım bak ben bunu hazmederim ama senin beni anlayamamanı ben hazmedemem adam. Sen ki içimdeki kız çocuğunu baştan sona tanıyan, bana anlamlar katan, sevmeyi öğreten, dudak kıvrımlarımdan beni çıkarabilen adam. Sen bunca şeyi yaptında, sen beni nasıl atladın? Ben mi büyüttüm seni diyorum, yo hayır olamaz! Ben sevmeyi senden öğrendim dedim. Nasıl olacak? Düzen yanlış, bir şey yanlış, bir şeyler gerçekten çok yanlış! Ama sen sus, biz susalım, söyleme.. Ya cevap ‘biz’se..

Nefes

İkimizde öyle derin kuyulardaydık ki.. Kimsemiz yokken yine biz merdiven olduk birbirimize, o büyük uçurumlardan biz çevirdik birbirimizi ve bazı anlarda sadece ‘bir yerlerde nefes aldığını bilerek’ yaptık bunu. Bizim en büyük ortak noktamız bu sanırım.